İçel Koleji’nden mezun olduktan sonra Mersin Toros Üniversitesi’nde İngilizce Psikoloji eğitimi alan Berfin Erten, halen aynı üniversitede Genel Psikoloji alanında yüksek lisans yapıyor. Toros Devlet Hastanesi, Toplum Ruh Sağlığı Merkezi ve AMATEM gibi çeşitli kurumlarda staj yapan Erten, çocuk ve yetişkin ruh sağlığı alanında uzmanlaşmış bir isim.

QOI Mag: Berfin Hanım, öncelikle bize biraz kendinizden bahseder misiniz?
Berfin Erten: Elbette. İçel Koleji’nden mezun olduktan sonra Mersin Toros Üniversitesi’nde İngilizce Psikoloji eğitimi aldım. Şu anda aynı üniversitede Genel Psikoloji alanında yüksek lisans yapıyorum. Psikoloji alanında farklı deneyimler edinmek için Toros Devlet Hastanesi, Toplum Ruh Sağlığı Merkezi ve AMATEM gibi çeşitli kurumlarda staj yaptım. Prof. Dr. Murad Atmaca’dan BDT eğitimi, Dr. Nevin Dölek’ten de Kriz, Travma, Yas ve Ölüm psikoterapisi eğitimi aldım. Çocuk ve yetişkinlere yönelik MOXO eğitimini tamamladım ve hala çocuk ve yetişkin ruh sağlığı alanında eğitimler almaya devam ediyorum. Şu anda bir kurumsal kreşte görev yapıyorum.
QOI Mag: DEHB nedir? Bize biraz açıklayabilir misiniz?
Berfin Erten: Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), bireylerin dikkatlerini odaklama, dürtü kontrolü ve hareketlerini düzenlemede yaşadıkları sorunlarla karakterize nörogelişimsel bir bozukluktur. DEHB genellikle çocuklukta başlar ve tedavi edilmediği takdirde yetişkinliğe kadar devam edebilir. DEHB sadece öğrenme güçlüğüne değil, aynı zamanda iş hayatında, okulda ve sosyal ilişkilerde de zorluklara neden olabilir.

3- DEHB tanısı nasıl konulur? Tanı süreçleri nelerdir?
DEHB tanısı koymak için standart bir test yoktur. Tanı, çocuğun davranışlarının dikkatli bir şekilde değerlendirilmesine dayanır. Bu değerlendirme genellikle bir çocuk psikiyatristi veya psikoloğu tarafından yapılır.
İşte DEHB tanısı koymak için kullanılan yaygın yöntemler:
- Detaylı Klinik Görüşme: Aileden ve çocuktan ayrıntılı bilgi toplanır. Bu görüşmede, çocuğun davranışları, gelişim öyküsü, aile öyküsü, okul performansı ve sosyal ilişkileri hakkında sorular sorulur.
- Standart Ölçekler: Çocuğun dikkat, hiperaktivite ve dürtüsellik düzeyini ölçmek için standart ölçekler kullanılır. Bu ölçekler, hem aileler hem de öğretmenler tarafından doldurulabilir. Örnek olarak, Conners Değerlendirme Ölçekleri, Vanderbilt Değerlendirme Ölçekleri ve SNAP-IV Öğretmen ve Ebeveyn Değerlendirme Ölçeği verilebilir.
- Gözlem: Çocuk, oyun oynarken, ders çalışırken veya diğer aktivitelerle uğraşırken gözlemlenir. Bu gözlem, çocuğun dikkat süresi, dürtü kontrolü ve aktivite düzeyi hakkında bilgi sağlar.
- Diğer Testler: DEHB’nin öğrenme güçlüğü, anksiyete bozukluğu veya depresyon gibi diğer durumlarla karıştırılmaması için ek testler yapılabilir. Bu testler arasında zeka testleri, akademik başarı testleri ve nöropsikolojik testler yer alabilir.
4- DEHB tedavisi nelerdir?
DEHB tedavisi, çocuğun yaşına, belirtilerinin şiddetine ve ailenin tercihlerine göre değişir. Tedavi genellikle birkaç farklı yöntemin bir kombinasyonunu içerir.
- İlaç Tedavisi: DEHB tedavisinde kullanılan ilaçlar, beyindeki nörotransmitterlerin düzeylerini etkileyerek dikkat, dürtü kontrolü ve hiperaktiviteyi düzenlemeye yardımcı olur. Uyarıcı ilaçlar (metilfenidat, amfetamin) en sık kullanılan ilaçlardır. Uyarıcı olmayan ilaçlar (atomoksetin, guanfasin, klonidin) da bazı durumlarda kullanılabilir.
- Davranış Terapisi: Davranış terapisi, çocuğun dikkatini odaklamayı, dürtülerini kontrol etmeyi ve daha uygun davranışlar sergilemeyi öğrenmesine yardımcı olur. Bilişsel davranışçı terapi (BDT), çocuklara olumsuz düşünce kalıplarını değiştirmeyi ve problem çözme becerilerini geliştirmeyi öğretir.
- Ebeveyn Eğitimi: Ebeveyn eğitimi, ailelere DEHB hakkında bilgi verir ve çocuklarıyla daha etkili bir şekilde iletişim kurmalarına, davranışlarını yönetmelerine ve desteklemelerine yardımcı olur.
- Okul Desteği: DEHB’li çocuklar, öğrenme ve dikkatlerini odaklama konusunda yardıma ihtiyaç duyabilirler. Okulda özel eğitim hizmetleri, bireysel eğitim programları (BEP) ve diğer destekleyici hizmetler sağlanabilir.
- Yaşam Tarzı Değişiklikleri: Düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme, yeterli uyku ve stres yönetimi DEHB belirtilerini azaltmaya yardımcı olabilir.
5- DEHB tanısı konulan çocuğa yaklaşım nasıl olmalıdır?
DEHB’li çocuklar, dikkatlerini odaklama, dürtülerini kontrol etme ve hareketlerini düzenleme konusunda zorluklar yaşarlar. Bu zorluklar, çocuğun okulda, evde ve sosyal ortamlarda başarıyla işlev görmesini engelleyebilir. DEHB’li bir çocuğa yaklaşırken sabırlı, anlayışlı ve destekleyici olmak çok önemlidir.
İşte DEHB’li bir çocuğa yaklaşırken dikkat edilmesi gereken bazı noktalar:
- Net ve Tutarlı Olun: Çocuğa net beklentiler ve kurallar belirleyin. Kuralları tutarlı bir şekilde uygulayın ve çocuğun ne yapması gerektiğini açıkça anlatın.
- Olumlu Davranışları Ödüllendirin: Çocuğun olumlu davranışlarını fark edin ve ödüllendirin. Bu, çocuğun özgüvenini artıracak ve daha uygun davranışlar sergilemesini teşvik edecektir.
- Kısa ve Öz Talimatlar Verin: Çocuğa bir seferde sadece bir talimat verin. Talimatları kısa ve öz tutun. Gerekirse, talimatları yazılı olarak verin veya görsel ipuçları kullanın.
- Organize Bir Ortam Sağlayın: Çocuğun çalışma alanı ve yaşam alanı düzenli ve organize olmalıdır. Bu, çocuğun dikkatini dağıtacak uyaranları azaltacaktır.
- Rutinler Oluşturun: Çocuğun günlük rutinleri olmalıdır. Bu, çocuğun kendini güvende hissetmesine ve günlük aktivitelerini daha kolay yönetmesine yardımcı olacaktır.
- Sabırlı Olun: DEHB’li çocuklar, davranışlarını kontrol etmekte zorlanabilirler. Sabırlı olun ve çocuğun zamanla öğreneceğini unutmayın.
- Destekleyici Olun: DEHB’li çocuklar, kendilerini anlaşıldığını ve desteklendiğini hissetmeye ihtiyaç duyarlar. Çocuğunuza sevginizi ve desteğinizi gösterin.
- Profesyonel Yardım Alın: DEHB’li çocuklar için profesyonel yardım almak çok önemlidir. Bir çocuk psikiyatristi veya psikoloğu, çocuğunuza ve ailenize destek olabilir.
“QOI Mag okurları olarak, çocuklarımızın sağlıklı gelişimi için DEHB konusunda farkındalık sahibi olmanın ne kadar önemli olduğunu biliyoruz. Berfin Erten’e, bu konudaki değerli bilgilerini bizimle paylaştığı ve DEHB’li çocuklara nasıl yaklaşmamız gerektiği konusunda yol gösterdiği için teşekkür ederiz. Bu röportajın, ebeveynlerin, eğitimcilerin ve tüm okuyucularımızın DEHB’yi daha iyi anlamalarına ve DEHB’li çocuklara daha fazla destek olmalarına yardımcı olacağını umuyoruz.”